Bozcaada Kamp Günlükleri – 2 Temmuz 2018 (732km) (5 gün)

 

www.cansurer.com , Bozcaada

Processed with VSCO, İnstagram @dunyasenindir

 

– GİRİŞ –

Bu yolculuk benim için bütünüyle farklı bir deneyimdi. Çünkü bu benim ikinci kampım ve ilk defa tek başıma yollara düştüm. Tek başımayken kendimi tanımaya biraz daha fırsat verdim. Başka fikirlerden etkilenmeyip, bol zaman aralığında ve herhangi bir kısıtlama olmaksızın, özgürce düştüm yollara. Gitgide daha çok sevdim yalnızlığı. Katettiğim kilometreler esnasında kulaklığımda sık sık Erkin Koray – Tek Başına  çaldı. Her insanın kendine -en azından yılda bir kaç kere- bu şansı vermesi gerektiği kanısındayım. Henüz 20 yaşındayım ve ek olarak farkındayım, kendimde bulacağım bir çok ”Ben” var. Sanırım onların peşindeyim.

Nedensizce ve fütursuzca atın kendinizi yollara. Kefilim ki yollar size çok şey kazandıracak.

Yollar sizi sadece bir yerden bir yere götürmez; düşünceleri, duyguları hatta ve hatta şarkıları bile buluşturur. Göreceksiniz.

Biliyorum yollar zor, karmaşık ve yorucu. Şuna da eminim ki, karşınıza iyi insanlar çıkacak. Onları belki bir Ege köyünde, belki bir adada belki de bir sahil kenarında bulacaksınız. Bolca selam söyleyin benden, hemde hepsine.

 

 

 

 Yolculuğa İstanbul/Beylikdüzünden başladım. Otostopla yaklaşık 5-6 araç değiştirerek, feribotunda 3 saat gecikmesiyle gece saat 1.30 gibi Bozcaada’ya ayak bastım. Üstteki fotoğrafta gördüğünüz güzel insanlarla yaklaşık 150km kadar beraber seyahat ettik. Enerjileri müthişti. Soldaki abimiz Hint asıllı sağdaki ablamız ise Türk. İsim hafızam 0 olduğu için isimlerini hatırlamıyorum 🙁 . Tek tük Türkçe bilen abimizle kendi ülkesi Hindistan hakkında bolca İngilizce muhabbet ettik (tıkandığımız durumlarda ablamız çevirmen oldu adeta).

Kendisi de zamanında çok otostop çekip, Dünyayı gezmiş ve beni kendi ülkesine davet etti. Dünya turuna açılırsam şayet, tekrar görüşmek üzere @istanbulmantras 🙂

Bu arada otostopta kendim için yeni bir dönem başlattım diyebilirim 😀 Solda gördüğünüz gibi karton hazırlayıp, kamp sandalyemde oturarak kitap okuyorum, müzik dinliyorum ne ayaklarım ağrıyor ne de vaktim israf olmuş oluyor. Aynı yöndeki araçlar bir şekilde sizi buluyor. Şiddetle tavsiye ederim…

Aksilik beni bir şekilde bulmayı becermiş olacak ki, yolculuğun yarısında telefonum bozuldu ve ne fotoğraf çekebildim ne de başka bir şey. Adaya ayak bastım saat 1.30 ve telefonum bozuk! Adaya ilk defa gelmişim ne yol biliyorum ne de birini tanıyorum,ek olarakta yolun yorgunluğu var tabi. Panik yapmadan geceyi geçirecek bir yer aradım.

İskeleden inip yaklaşık yarım saat dolaştıktan sonra şehrin içinde ilk bulduğum geniş ve yeşillik olan bir alana çadırımı kurdum.

Çadırı kurduğum zemin biraz yukarıya doğru eğri olduğu için hemen uyuyamadım. Sandalyemi çıkarıp gece yıldızlara bakarak zaman geçirirken bir kedi geldi yanıma. Hani normalde biz kedileri sahipleniriz ya, bu sefer tam tersi oldu. Kedi beni sahiplendi 😀 Oturdu yanıma usul usul ben onunla sucuğumu paylaştım o da gece boyunca beni etraftaki başka hayvanlardan korudu. Başka kedileri bile yanaştırmadı. Telefonum bozuk olduğu için çekmedim onu :/

Saat 04.00 gibi çadırıma girip uyumaya çalıştım. 4-5 saatte olsa uyuyabildim. Sonraki gün çok güzel bir güne ayacaktım, hem telefonum düzelmiş olacak, hemde Adacamping’ i keşfetmiş olacaktım…

 

 

Devamı için sayfa sonraki sayfalara  geçin>>>>>>>

 

Sayfalar: 1 2 3 4 5

Beğen  1
Yazar

İlgimi çeken bilim, felsefe, teknoloji, kampçılık ve okunası kitaplar hakkında özgün makalelerimi cansurer.com'da paylaşıyorum! YouTube içeriklerim pek yakın. Aynı zamanda Sivil Havacılık 2. Sınıf öğrencisiyim, uçakları severim, özellikle yürüyenleri

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir